YARIM KALAN BİR AŞK, DOLU DOLU BİR ACI OLDUN ARTIK

 

  Bu şehrin her başı, her köşesi, her çaprazı anla işte kısacası her yeri inatla sen kokuyor sevgilim... Kokumuzu içine çekmiş olmalı bu şehir.Bu şehir sen, sana ait olan ten kokuyor ve bize ait olan ten, benden senden olan biz.Gözyaşlarımı durduramıyorum artık zor geliyor hafifçe kırpıyorum kirpiklerimi döküleceğini anladığımda yaşların , ilk zamanlar olsa alışmıştım bilirsin gülüyordum tüm gün ve bilmiyordun akşam olunca yastığıma başımı koyup suretinin hayaliyle salıyordum gözyaşlarımı sabaha kadar yastığıma.Sabaha kadar özgürlerdi.

 Bir insanın gözyaşları daha ne kadar akar sevgilim? Acı denen gerçek ne zaman biter.O'nu sevdiğini bilip kendimi uzun bir süre kandırdığım oyun bitti işte.Ben her gece ağlıyorum gece ile birlikte, gece anlatıyor ben anlatıyorum...Üzülme! Bu halimle nasıl severdin ki beni nasıl,zaten yıkıktım ? Ama sevseydin çok güzel severdin bilirim, yani sadece üzülme.

 Hayat garip sevgilim hala sana sevgilim diyorsam eğer bir şeyler ters gidiyor olmalı.Bazen çok her şeyim oluyorken bazen çok nefretim oluyorsun.Bazen küfürlerimin sahibi bazen gözyaşlarımın sahibi ve bazende fazla süslü kelimeleri hakediyorsun bende.

 Düşünüyordum da, düşünüyorum dediğime bakma senden sonra yapabildiğim pek mantıklı şeyler yok yaptıklarımın arasında; göz yaşlarım yüzünden sabaha kadar uyuyamamak,sigarayı fazla tüketmek, saçlarını bile önemsemeyen bir kadın olmak var.Düşünüyorum da demiştim devam edeyim, nasıl dayanacağım.Gülerek diyorlar ki '' bu ne ya, kendine gel'' onların duyguları ölmüş olmalı sevgilim ya da sen gibiler seneler önce acımadan çıkarıp atmış olmalı kaplerini.

 Bu akşam yine ne olacak biliyor musun? Hiç bir şeyi bilmediğin gibi bunu da bilmiyorsun.Açıklayayım hemen; birazdan kağıdı ve kalemi bırakıp gözyaşlarımın aktığı peçeteyi ve içimi döküp yine içine gözyaşlarımı akıttığım sayfaları çöpe bırakıp yeni bir peçete alacağım ve usulca uyuyacağımı sanıp yatağıma yatacağım sonra akan yaşlar gözlerimi buğulayacak ve ben yine hıçkırıklarım duyulmasın diye sessiz sessiz başımı yorganın içine sokup pijamamın kollarıyla gözyaşlarımı sileceğim sonra sabah olacak yine benimle olacaksın, kendini fazla onun sanarken yine benimle kahvaltı yapıp... Kahvaltı demişken yani normalde sensizken iştahım yok ama varsın sayıyorum bu yüzden benimle güne başlayacaksın ve sonra yine benim içimde ölüp, benim içimde sabahlayacaksın...

 Bir gıdım yokken bende, hep var olup hayalinle büyüyüp yaşayacaksın, yaşayacağım, yaşamak zorundayım...

Tuğçe Ada Göktaş

17.05.12 / 22.19

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !